EYLÜL 2020 DÖNEMİ İNGİLİZCE VE ALMANCA DERSLERİMİZ BAŞLIYOR :)


Merhabalar,

Çok teşekkür ederim geldiğiniz için :)


EYLÜL 2020 dönemi İngilizce veya Almanca derslerime katılmayı düşünüyorsunuz. Buraya da bu konuda bilgi almak ve sonunda da büyük ihtimalle, geçen yıllar içinde dünyanın dört bir tarafından ve birçok milletten sayısız insanın yaptığı gibi derslerime kaydolmak için geldiniz. Kafanız karışmasın diye, bilgi almak ve derslerime kaydolmak için hangi yolları izlemeniz gerektiğini aşağıda adım adım açıklıyorum. Fakat öncesinde şu en önemli bilgiyi vermek istiyorum:


BÜTÜN DERSLERİMİZİ KAYDEDİP, DERSTEN HEMEN SONRA SİZE İLETTİĞİMİ VE BU KAYITLARIN ÖMÜR BOYU SİZİN OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ, DEĞİL Mİ? :) Derslerimin en güçlü yanlarından biri bu: 


Benim derslerimde hiçbir şekilde ders kaçırma ihtimaliniz yok. Bu yüzden de, öğrencilerimin büyük kısmı doğrudan kayıtlarla ilerliyor. Çoğu öğrencim ise hem canlı derse katılıyor hem de canlı ders sonrasında ders kaydıyla, öğrendiklerini pekiştiriyor. Canınız isterse canlı derse katılır, canınız istemezse size uygun olan bir saatte ders kaydını izlersiniz, seçim sizin :)


- EYLÜL 2020 dönemine katılan öğrencilerime ayrıca, öğrencilerimin derslerimiz dışındaki dil çalışmalarını düzene sokmak ve daha etkili hale getirmek için geliştirdiğim "SEMİH UÇAR İLE DİL ÖĞREN" uygulamasını hediye edeceğim :)

Sadece öğrencilerim için geliştirip, sadece öğrencilerimle paylaştığım bu uygulama için sizden hiçbir şekilde ekstra bir ücret talep etmiyorum. Öğretmenin görevinin ders anlatmaktan ibaret olmadığını, en iyi öğretmenin, öğrencisinin ders dışındaki çalışmasına da olumlu etki yapabilen öğretmen olduğunu bilen bir öğretmen olarak bütün öğrencilerime hediyem.


Bu uygulama sayesinde derslerimiz devam ederken de, derslerimiz sonrasında da benim dil öğrenme tekniklerim, yöntemlerim, çalışma programlarım ve kaynak önerilerim öğrencilerimin her an elinin altında oluyor. Dil öğrenmeye dair kafalarına takılan bütün soruların cevabını uygulamada buluyorlar.¦? Ayrıca, benim önerdiğim çalışma yönteminde kullanabilecekleri binlerce cümleyi Türkçe çevirileri ve sesli okunuşlarıyla birlikte uygulamada kullanabiliyorlar. ¦?Son olarak da, benim oluşturduğum Bilinçli Dinleme Çalışması'nda kullanabilecekleri, benim önerim olan podcast'lere ve kayıtlara da her gün bir tıkla ulaşıyorlar.¦? Yani kısacası, öğrencilerim artık başka hiçbir kitaba veya kaynağa gerek duymadan, doğrudan benim önerdiğim yöntem ve kaynaklarla dil çalışabiliyorlar.


1) Eğer derslerime dair bilgi almak istiyorsanız, ben sizin yerinizde olsam birkaç dakika zaman ayırır ve aşağıdaki uzunca metni mutlaka okurdum. Neden kısa bilgilerle geçiştirmeyip, derslerime dair aklınıza gelebilecek her soruyu ayrıntılı olarak cevapladığımı aşağıda yazanları okuyunca anlayacak ve eminim ki sonunda bana, "İyi ki öyle yapmışsınız," diyeceksiniz :) Bu yüzden, lütfen, bilgileri sonuna kadar okuyun. Birlikte çalışıp çalışmamamız hiç önemli değil. Satır aralarında dil öğrenme işine dair başka hiçbir yerde bulamayacağınız önemli tüyolar ve hayati bilgiler de bulacaksınız çünkü.


2) Eğer bilgi aldıktan sonra derslerime katılmak istiyorsanız:


a) Birinci adım olarak bu linkte yer alan Ön Bilgilendirme Formu'nu, ardından Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni ve sonda da KVKK Aydınlatma Metni'ni okuyup onaylamanızı rica edeceğim: 


Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesini okumak için tıklayınız.


Bu Form ve Sözleşme'deki en hayati noktaları biraz aşağıda,
"EN ÖNEMLİ İLKEM" başlığı altında açık ve anlaşılır bir dille özetledim. Form ve Sözleşme'yi okumadan önce, önemli noktaları gözden kaçırmamanız için aşağıdaki listeye de göz atabilirsiniz.


b) Yukarıdaki linkte yer alan adımları okuyup onayladıktan sonra, isteyen herkesin derslerimden faydalanabilmesi için hâlâ olabilecek en alt seviyede tutmak için direndiğim 1790 TL tutarındaki bütün vergiler dahil toplam ders ücretimizi (Sözleşme'nin 3.5. numaralı maddesinde de yer alan) aşağıdaki hesaba yatırabilirsiniz:


SEMİH UÇAR

Garanti Bankası FSM Bulvarı Şubesi

IBAN: TR63 0006 2001 2660 0006 6802 43 


Bu ücreti yukarıdaki hesaba ancak, Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni okuyup onayladıktan sonra yatırabilirsiniz. Sözleşme'de de birçok defa belirttiğim gibi, ücreti yatıran bütün öğrencilerim Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni okuyup onayladıklarını bir kere daha kabul ve beyan etmiş olurlar. (Ücreti yatırmanızın ardından, Sözleşme'de belirttiğiniz bilgilerden hareketle adınıza oluşturulacak e-Serbest Meslek Makbuzu e-mail yoluyla tarafınıza iletilecek.)


c) Bu ücreti yatırmanızla birlikte derslerime katılmaya hak kazanmış oldunuz. İyi ki geldiniz :) Türkiye'nin en çok dil bilen, yabancı dillere en çok yoğunlaşmış ve yüzlerce yazısı ve kitabıyla dil öğrenme işi üzerine en çok kafa patlatmış insanlarından biri ve her yaştan sayısız insanın dil öğrenmesine doğrudan katkı sağlamış bir Dil Öğretmeni olarak, dil öğrenme yolunda size yardım edebilmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.


Her gün ama her gün, "YENİ DÖNEMİNİZ NE ZAMAN BAŞLAYACAK HOCAM?" diye soran, "YENİ DÖNEM ARTIK BAŞLASIN!!" diyen çok sayıda mesaj alıyorum. 

Ta Haziran ayında, bu dönem derslerimiz için yerini ayırtmak isteyenler oldu. Tüm içtenliğimle söylüyorum, ilginize ne kadar teşekkür etsem azdır. 


Öğrencilerimden en çok duyduğum söz, "Daha önce aylarca, yıllarca dil öğrenmeye çalışmıştım. Şimdi sizinle dil öğrenmeye başlayınca geçmişte boş yere ne kadar zaman kaybettiğimi anladım ve her şeyden önemlisi, sizden sadece dil değil, aynı zamanda öğrenmeyi öğrendim," oluyor. Öğrencilerimden en sık aldığım mesaj bu. Bu da beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor.


Öğrencilerimin derslerim ve benim hakkımda, internette ancak küçük bir kısmını paylaşabildiğim (yoksa her gün birçok öğrenci mesajı yayınlamam gerekirdi) çok sayıda yorumu okuyabilmeniz için en pratik yer @semihucardilkocu Instagram hesabımın Öne Çıkanlar sekmesi. Orada, "Ne Dediler?" başlığı altında sayısız öğrencimin derslerim ve benim hakkımdaki yorumlarına ulaşacaksınız. Ayrıca bu yazının üstüne tıklayarak da "Dil Öğretmeni ve Dil Koçu Semih Uçar İçin Ne Dediler?" başlığı altındaki öğrenci yorumlarına göz atabilirsiniz.


Bugün yeni dönem İngilizce ve Almanca derslerimin tam olarak ne zaman başlayacağını açıklıyorum. Ayrıca, yazının devamında, neden dünyanın dört bir tarafından sayısız insanın benimle dil öğrenmeyi tercih ettiği ve derslerime neden bu kadar yoğun bir ilginin olduğu sorularının cevaplarını bulacaksınız. Ayrıca, aşağıdaki maddeler altında, derslerim hakkında kafanızda oluşabilecek bütün sorulara cevap vereceğim.


- BEN KİMİM VE NEDEN DERS VERİYORUM?

- DERSLERİMİZ NE ZAMAN BAŞLIYOR? NE KADAR SÜRÜYOR?

- DERSLERİMİZ HAFTANIN HANGİ GÜNLERİ VE HANGİ SAATLERDE OLACAK?

- HANGİ SEVİYELERE DERS VERİYORUM? 

- 10 HAFTA SONUNDA HANGİ NOKTAYA ULAŞIYORUZ?

-  DERSLERİMİZİ NASIL VE HANGİ UYGULAMAYLA YAPIYORUZ?

-  DERSLERİN İÇERİĞİ NASIL: NE YAPACAĞIZ, NE YAPMAYACAĞIZ?

-  GRUPLARIMIZ KAÇ KİŞİDEN OLUŞUYOR?


Eğer okuyacaklarınız aklınıza yatarsa aşağıdaki linkte yer alan Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni okuyup onaylamaya başlayabilirsiniz:

Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesini okumak için tıklayınız.


EN ÖNEMLİ İLKEM
 

Üstte yer alan Form ve Sözleşme'deki sizler için önem taşıyan ama belki de gözünüzden kaçabilecek kimi noktaları burada da ayrı olarak öne çıkarmak istedim. Çünkü çoğu kişi sözleşmeleri okumadan imzalar. Bunu bilen çoğu kişi ve kurum da tüketicinin belki de aleyhine olabilecek önemli noktaları sözleşmede bir yerlere adeta saklar. Benimle ben istemeden ve fark etmeden bile olsa böyle bir deneyim yaşamanız beni çok üzeceği için sizin için önemli noktaları Ön Bilgilendirme Formu ve Mesafeli Satış Sözleşmesi haricinde burada da özetliyorum. Beni henüz tanımadığınız için bu söyleyeceğim şu an size garip gelebilir ama ne demek istediğimi beni tanıdıktan sonra anlayacağınızdan eminim:

Ben bu işten para kazanıyorum ama bu işi para için yapmıyorum. Bu söylediğim şey ve bu ikisinin arasındaki büyük fark üzerine, zaman ayırıp biraz olsun düşünmeniz beni çok mutlu eder. 

Bu işe başladığımda bu işten para kazanmaya hiçbir şekilde ihtiyacım yoktu. O yüzden, bu işe asla ama asla para kazanma isteğiyle başlamadım. 

Ve o günden beri de bu bakışımı kaybetmemek, dil öğretme işini bir para kazanma aracı olarak değil de, bana dünyanın dört bir tarafından sayısız insana yardım etme imkânı sunan çok anlamlı bir fırsat olarak görmeye devam etmek için tüm gücümle çabalıyorum.  Ders ücretimi yıllardır, benim standartlarıma hiç uygun olmadığını bizzat öğrencilerimin söylediği bir seviyede tutmamın, her dönem, dil öğrenmeye hiçbir şekilde imkânı olmayan çok sayıda kişiye ücretsiz ders vermemin sebebi de bu. Hedefim olabildiğince çok kişinin parasını almak değil, olabildiğince çok kişinin dil öğrenmesini sağlamak. Bu yüzden, ben bu zihniyetteyken aramızda sözleşmeye dair veya parasal konularda kırgınlıkların olması beni çok üzer. İkimizin de üzülmemesi, aksine, sayısız öğrencimle olduğu gibi, süreç sonunda aramızda gerçek, güçlü ve sevgi dolu bir bağın kurulabilmesi için ilk adım olarak lütfen aşağıdaki maddeleri, sonrasında da Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni iyi okumanızı istiyorum.  

Sözleşme'ye dair meselelerle ilgili, farkında olmadan da olsa kimseyi üzmek istemem. Çünkü böyle bir durumda benim sizden daha çok üzüleceğimi çok iyi biliyorum. Bu yüzden, aşağıdaki maddelerden sonra Ön Bilgilendirme Formu ile Mesafeli Satış Sözleşmesi'ni iyice okumanızı sizden içtenlikle rica ediyorum:

1. Eylül 2020 dönemimizde sunduğum hangi programı seçerseniz seçin, derslerimiz 10 hafta sürüyor. Haftada 2, toplamda da 20 ders yapıyoruz. Derslerimiz 60 dakika. (Sözleşme'de bkz. 3.1.) Bu süreç boyunca, öğrencilerimin başta hayal dahi edemediği ve sonunda çok şaşırdıkları bir gelişme kaydediyoruz. Çünkü ben KISA SÜREDE ÜST DÜZEYDE DİL ÖĞRENME konusunda uzmanım. Ülkemizde bunu en iyi yapabilen insanlardan biriyim, belki de en iyi yapabilen insanım. Bu tecrübemi öğrencilerime de aktarıyor, onları dil öğrenme işinin psikolojik ve teknik yanlarında adım adım eğiterek kendi şartları içinde olabilecek en büyük ilerlemeyi kaydetmelerini sağlıyorum. 

2. Derslerimin bütün vergiler ve giderler dahil toplam ücreti 1790 lira. (Sözleşme'de bkz. 3.4.) İsteyen herkesin derslerimden faydalanabilmesi için hâlâ olabilecek en alt seviyede tutmak için yıllardır direndiğim bu ücretin neredeyse yüzde 40'ının yukarıda sözünü ettiğim vergi ve giderler olduğunu zaten biliyorsunuz, söylememe bile gerek yok. 

3. Bu ücret banka havalesi veya EFT yoluyla, TEK ÖDEMEDE yatırılıyor.  (Sözleşme'de bkz. 3.5.) Kredi kartı ödemesi kabul edemiyorum.

4. Derslerimizi dondurma hakkı yok. Bu döneme yazılıp tüm canlı derslerime ve sizinle ömür boyu kullanabileceğiniz şekilde paylaşacağım ders kayıtlarına ulaştıktan sonra sizi bir de ilerleyen dönemlere tekrar kabul edemiyorum. (Sözleşme'de bkz. 3.8.) Fakat zaten, bütün derslerimin kayıtlarını dersten hemen sonra size ilettiğim için HİÇBİR DERS KAÇIRMIŞ OLMUYORSUNUZ. Ömür boyu sizin olacak bu kayıtlardan ötürü benim derslerimde ders dondurma isteği de anlamsız kalıyor.

Belki yazılarımda denk gelmişsinizdir: Ben kendimi "Dünya Sebat Şampiyonu" ve "Erteleyememe Hastası" olarak niteliyorum. Bu yüzden de çoğu öğrencim derslerimi sadece dil öğrenmek için değil, daha iyi sebat edebilmek ve erteleme hastalığından kurtulabilmek için de kullanıyor. Gelin, siz de bunu yapın ve derslerime lütfen, şimdi canım katılmak istemezse sonraki döneme ertelerim, gibi üzücü bir düşünceyle değil, erteleme hastalığınızdan kurtulmak ve sebat gücünüzü arttırmak için başlayın.

5. Ön Bilgilendirme Formu ve Mesafeli Satış Sözleşmesi'nde ayrıntılı olarak belirttiğim gibi, ilgili yönetmelik gereği, Form ve Sözleşme'yi okuyup onayladıktan ve ücretimizi yatırdıktan sonra cayma hakkı yok. (Sözleşme'de bkz. Madde 4)



 

- BEN KİMİM VE NEDEN DERS VERİYORUM?

- Ben Türkçe dışında 12'yi aşkın dil öğrenmiş bir poliglot;

- "Kim Öldürdü İçindeki Öğrenme Aşkını?" kitabı ortak yazarı;

- Türkiye'nin en deneyimli Dil Koçu

- Ve yıllar içinde dünyanın dört bir yanından ve çeşitli milletlerden sayısız insana yabancı dil öğretmeyi başarmış bir Dil Öğretmeniyim

- Ayrıca, Türkiye'nin en saygın yayınevleriyle çalışan bir kitap çevirmeni ve serbest editör;

- Bunun yanında, yıllardır birkaç dilde birden üretkenlik gösteren bir profesyonel yazarım


Özellikle de KISA SÜREDE ÜST DÜZEYDE DİL ÖĞRENME konusunda uzmanım. Kendim bunu yapabiliyorum. Bu şekilde şimdiye kadar birbirinden farklı birçok dili üst düzeyde öğrendim. Kendim bunu rahatlıkla yapabildiğim için, insanların dil öğrenme isteğiyle yıllar boyunca bir yerlere gidip tatmin edici hiçbir sonuç alamamalarına katlanamıyorum. Bu yüzden de onlara ne çok zamanlarını alacak ne de bütçelerini sarsacak 10 Haftalık programlar içinde ciddi bir dil öğrenme tecrübesi yaşatıyorum. 

Derslerim sonunda elbette her öğrencim verdiğim ödevleri yapma, önerdiğim çalışma programlarını uygulama biçimlerine göre farklı oranlarda gelişiyor. Sonuçta dil öğretimi bir tür "seri üretim" yapabileceğiniz bir alan değil. 
Fakat programımız sonunda bütün öğrencilerimin içi bir konuda çok rahat oluyor. Süreç sonunda hepsi, "Başka hiçbir dil öğrenme imkânında bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir sıçrama yapamazdım," diyor. İstisnasız hepsi. Başlarda kuşkuyla yaklaşanlar dahil hepsi süreç sonunda kendi gelişimlerine kendileri bile inanamıyor. Ortada bir sihir yok çünkü. Dil öğrenmeye doğru şekilde yaklaşırsanız herkes kısa sürede büyük sıçramalar yapabiliyor.

Semih Uçar Kimdir? (Okumak için tıklayın.)

İnternette Sadece %5'lik Kısmını Paylaştığım, Hakkımdaki Sayısız Öğrenci Yorumundan Bir Kısmına 
Instagram Hesabımın Öne Çıkanlar Sekmesinde Ulaşabilirsiniz. (InstagramHesabıma Gitmek İçin Tıklayın.)

Neden Hayatımı Dil Öğrenmeye ve Öğretmeye Adadım? (Okumak için tıklayın.)

Semih Uçar İçin Ne Dediler? (Okumak için tıklayın.)

Semih Uçar Youtube Kanalı. (Gitmek İçin Tıklayın)


- DERSLERİMİZ NE ZAMAN BAŞLIYOR? NE KADAR SÜRÜYOR?

- Yeni dönem İngilizce ve Almanca derslerimiz 7 EYLÜL 2020 günü başlıyor.

- Bu dönem derslerim de, geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi tam 10 HAFTA sürecek. Haftada 60 dakikalık dolu dolu 2 ders yapacağız. (60 dakika, diyorum, fakat saate bakan bir öğretmen hiçbir zaman olmadım. Geçen dönem 1.5 saati bulan derslerimiz oldu. Hatta gerektiğinde kimi gruplarıma ücretsiz ek ders bile koydum.)

- Yani programımız yabancı dilinizde olabilecek en kısa sürede en büyük sıçramayı yapmanızı sağlayan, tamamen bu hedef uğrunda tasarlanmış 60 dakikalık dolu dolu 20 dersten oluşuyor. 

- DERSLERİMİZ HAFTANIN HANGİ GÜNLERİ VE HANGİ SAATLERDE OLACAK?


Aşağıda EYLÜL dönemi derslerimizin gün ve saatlerini paylaşıyorum. Fakat öncesinde şu önemli bilgiyi vermem gerek:

Bütün derslerimizin kaydını size ilettiğim için (bu kayıtlar ömür boyu sizin oluyor) hiçbir dersi kaçırmış olmuyorsunuz. Bu yüzden, öğrencilerimin büyük kısmı doğrudan derse katılmak yerine salt kayıtlarla ilerliyor. Ayrıca, derslere doğrudan katılanlar da, kayıtlarla ilerleyenler de bütün sorularına cevap buluyorlar. Bu, benim için çok önemli bir nokta. Hiçbir öğrencimin sorusu cevapsız kalmıyor. 

Ders gün ve saatlerimiz şu şekilde:

- Pazartesi ve Çarşamba günleri saat 19.30-20.30 arası ALMANCA

Pazartesive Çarşamba günleri saat 20.40-21.40 arası İNGİLİZCE 1. SEVİYE (BAŞLANGIÇ)

- Salı ve Perşembe günleri saat 19.30-20.30 arası İNGİLİZCE ORTA SEVİYE

- Salı ve Perşembe günleri saat 20.40-21.40 arası İNGİLİZCE 2. SEVİYE (BAŞLANGIÇ ÜSTÜ)

 

- HANGİ SEVİYELERE DERS VERİYORUM?

Grup derslerimde İngilizce üç, Almanca bir seviyeye ders veriyorum:

1) İngilizce 1. Seviye (BAŞLANGIÇ)

2) İngilizce 2. Seviye (BAŞLANGIÇ ÜSTÜ)

3) Almanca 

4) İngilizce ORTA 

 

1) İngilizce 1. seviyedeki öğrencilerim, "Tek kelime İngilizce bilmiyorum," veya, "Okuldan bir şeyler hatırlıyorum. Ama hemen hiçbir şey konuşamıyor, anlayamıyor, okuyamıyorum. Yine de kimi zaman, çok seyrek de olsa çok kolay metinleri anladığım oluyor," seviyesinde oluyor. 

2) 2. seviyedeki öğrencilerim ise azar azar bir şeyler okuyup anlayabiliyorlar. Fakat konuşmalarını ve okumalarını kısa sürede hızlandırmak, geliştirmek ve zenginleştirmek istiyorlar.

4) Almanca sınıfımdaki öğrencilerim başlangıç veya başlangıç üstü seviyede oluyorlar. Kısa sürede Almancada çok ciddi bir temel oluşturuyoruz. Süreç sonunda B2 üstü seviyede metinleri, internet yazılarını, belli kitapları derinlemesine okuyup anlayacak seviyeye ulaşıyoruz.

3) İngilizce Orta Seviyedeki öğrencilerim, internette örneğin kişisel gelişim tarzı yazıları okuyabilecek seviyede oluyorlar. 


- 10 HAFTA SONUNDA HANGİ NOKTAYA ULAŞIYORUZ?

İngilizce 1. ve 2. Seviye gruplarımla ilk birkaç haftayı İngilizcenin olmazsa olmaz gramer konularını iyice öğrenmeye ayırıyoruz. Bu konuda iddialıyım. Başka dil öğrenme imkânlarında aylar, yıllar ayrılan bu konuların aslında birkaç hafta içinde nasıl kavranabileceğini göreceksiniz. 

Bu iki grubumla 10 hafta sonunda Ortaüstü/İleri seviye zor yazıları çevirecek, yazılardaki bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geldik, geliyoruz. 2. Seviye grubumuzla elbette 1. Seviyeden daha hızlı ilerliyor, biraz daha ileri bir noktaya ulaşıyoruz. Eğer biraz olsun İngilizce birikiminiz varsa sizi 2. Seviye'ye, "Hemen hiçbir şey bilmiyorum/hatırlamıyorum," diyorsanız da 1. Seviye'ye bekliyorum :)

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde basit ama çok etkili, istisnasız herkeste sonuç veren, herkesin konuşma ve anlamasını geliştiren çalışmalar veriyorum.


Almanca grubumla ilk beş haftayı Almancanın olmazsa olmaz gramer konularını iyice öğrenmeye ayırıyoruz. Bu konuda iddialıyım. Başka dil öğrenme imkânlarında en az bir sene ayrılan bu konuların aslında birkaç hafta içinde bile nasıl kavranabileceğini göreceksiniz. 

Yaklaşık 5. haftadan itibaren de gerçek yazılar okuyup çevirmeye başlıyor, 10 hafta sonunda B2 ve üstü seviyede yazıları çevirip, bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geldik, geliyoruz.

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde basit ama çok etkili, istisnasız herkeste sonuç veren, herkesin konuşma ve anlamasını geliştiren çalışmalar veriyorum. 

İngilizce Orta Seviye grubumuzla salt gramere en fazla bir iki ders ayırarak doğrudan orta seviye yazılar okumaya başlıyoruz. Fakat yazıları okuyup çevirirken gramer meselesini tümüyle bitirmeye çalışıyoruz. Grameri, seviye seviye artan yazılarımızı okuyup, çevirip analiz ederken pekiştiriyoruz. 10 Hafta sonunda da son derece zor ve karmaşık yazıları okuyup, bütün gramer ayrıntılarını açıklayabilecek seviyeye geliyoruz.

Yabancı dilde başlangıçtan orta seviyeye giden yolla orta seviyeden ileri seviyeye giden yollar birbirinden çok farklıdır. Bu iki yol birbirinden çok farklı bir yaklaşım ve çalışmalar gerektirir. Orta Seviye öğrencilerimi, orta seviyeden ileri seviyeye ulaşma konusunda eğitiyorum.

10 haftalık süreç boyunca öğrencilerime ayrıca sürekli olarak, konuşma ve işitme becerilerini nasıl geliştirebileceklerini öğretiyor, bu yönde çalışmalar veriyorum. 


- DERSLERİMİZİ NASIL, HANGİ UYGULAMA İLE YAPIYORUZ?

Yollarda boş yere zaman, enerji, para kaybetmeyi istemediğimiz için bütün derslerimizi online olarak yapıyoruz. Online dersin, etki anlamında yüz yüze dersten hiçbir farkı yok. Aksine, tecrübeme göre, birçok açıdan yüz yüze dersten çok daha etkili oluyor. Kullanması son derece basit ve ücretsiz Zoom adlı uygulama ile aynı anda bağlanıp derslerimizi yapıyoruz. Ücretsiz Zoom uygulamasını Play Store'da "ZOOM CloudMeetings" adıyla bulacaksınız. (Online dil dersi konusundaki tecrübelerimi TRT RADYO1'de yayınlanan "Bilal Eren ile Dijital Hayat" programında anlattım.Programı bu yazının üzerine tıklayarak dinleyebilirsiniz.)

Derslerimize ister görüntülü bağlanın, ister sadece sesli olarak. Bu, size kalmış. Nasıl isterseniz. EN ÖNEMLİ NOKTALARDAN BİRİ:

Derslerimize doğrudan katılamasanız da, ders kaçırsanız da hiç sorun değil. Çünkü her dersimizin kaydını, ders sonunda size gönderiyorum. Yani aslında HİÇBİR DERSİ KAÇIRMA GİBİ BİR İHTİMAL OLMUYOR. Ve ders kayıtlarımız tamamen sizin oluyor. Kayıtlara süreli olarak erişme vs. gibi bir durum yok.

Buraya kadar ders tarihi ve süresi, grup seviyelerimiz, hedeflerimiz, ders ücretimiz ve ders yaptığımız programa dair madde madde bilgi sahibi oldunuz. Buradan sonra sizi aşağıda, ders içeriğine dair uzunca bir mektup bekliyor. Uzunca bir mektup bu, çünkü tecrübem, başta ne kadar ayrıntılı konuşulursa ilerleyen süreçte o kadar az sorunun baş gösterdiği, hatta hiçbirsorunun yaşanmadığı yönünde. Ayrıntıları başlamadan iyice konuşalım ki dil öğrenme yolculuğumuz güzel ilerlesin :)

Bu mektupta şu önemli sorulara cevap bulacaksınız:

1) Derslerde ne yapacağız, ne yapmayacağız?
2) Gruplarımız kaç kişiden oluşuyor?
3) Çalışma şartlarınız nelerdir?


Başlayalım :)


1) Derslerde ne yapacağız, ne yapmayacağız?

Derslerimiz herhangi birsınava (YDS, TOEFL, IELTS vs.) yönelik değil. Fakat bu gibi sınavlarahazırlanmaya başlamadan önce benimle kısa sürede ciddi bir sıçrama yapmakistiyorsanız derslerimiz gayet akıllıca bir seçim olacaktır. Ama dediğim gibi,derslerimiz esnasında dil sınavlarına doğru bir şekilde hazırlanmaya dair deönemli dersler versem de, doğrudan herhangi bir sınava yönelik çalışmıyoruz.


- Grup derslerimde size, yabancı dilinizde kısa sürede büyük bir sıçrama yapmanızı sağlayacak dersler veriyor, ayrıca, ders dışındaki çalışmalarınızı en etkili hale getirmeniz için Türkiye'nin en deneyimli Dil Koçu olarak dil öğrenme işine dair tecrübelerimi paylaşıyorum.

- Bu aşamada değinmem gereken çok önemli bir nokta var: 
Derslerimiz KISA SÜREDE OLABİLECEK EN BÜYÜK, SİZİN ŞARTLARINIZDAKİ EN BÜYÜK SIÇRAMAYI YAPMAK üzerine kurulu. Bu yüzden de doğal olarak, geleneksel dil eğitim sisteminde olduğu gibi alfabe, sayılar, mevsimler vs. gibi şeylerle aylar, yıllar geçirmiyoruz. Geleneksel sistemde ders veren kişi ve kurumlardan çok daha hızlı ilerliyoruz. Olmazsa olmaz gramer bilgilerini öğrenip olabilecek en kısa sürede (ne demek olduğunu aşağıda anlattığım) GERÇEK HAYATA iniyoruz.Çünkü derslerimizin ilk ve en ayırt edici hedefi bu. 

Ama bu aşamada kimi zaman, özellikle de İngilizce veya Almancada başlangıç seviyesindeki öğrencilerim bize yetişemeyeceklerini düşünüp paniğe kapılabiliyor. Bu, elbette çok normal bir tepki. Yabancı diller başlangıçta insanı hemen her zaman bir kaos hissinin içine sokar. Hele de kısa sürede ciddi bir ilerleme kaydetmek istiyorsanız. Ama bu konuda sizi şimdiden rahatlatmak istiyorum: 

Çünkü daha önce birlikte bu süreci yaşadığımız, yani başta bize yetişemeyeceklerini düşünüp paniğe kapılan başlangıç seviyesi öğrencilerim verdiğim basit çalışmaları düzenli olarak yaparak bize yetişmeyi geçtim, bizi geçtiler bile. Süreç sonunda hepsi, 10 hafta gibi bir sürede geldikleri noktaya kendileri bile inanamadılar. 
Bu son verdiğim bilgiyi boş bir reklam sloganı değil, beni öğretmen olarak inanılmaz gururlandıran bir başarı hikâyesi olarak okumanızı isterim. Kısa sürede yaptıkları sıçramalarla, bu konuda uzman olan beni dahi şaşırtan bütün bu öğrencilerimle gurur duyuyorum.

Bu yüzden, lütfen, maalesef hiçbir sonuç vermeyen geleneksel dil eğitim sisteminde zaman kaybetmeyi istemediğiniz için bana ulaşmışken benden de geleneksel sistem gibi ilerlememi, sizi yıllar boyu oyalamamı beklemeyin :) 

Açık söyleyeyim, dil dersi verdiğim yıllar içinde istisnasız herkesin, her yaştan, birikimden, meslekten insanın doğru bir şekilde çalışarak KISA SÜREDE BÜYÜK SIÇRAMALAR YAPABİLDİĞİNİ görmüşken bir derste öğrenilebilen kimi şeylere sırf biraz daha fazla ders yapıp daha fazla para kazanmak için altı ay, bir sene ayıramam.


- Programın en fazla beşte birlik bölümünde İngilizce veya Almancanın olmazsa olmaz, çok iyi bilmezsek yol alamayacağımız bilgilerini öğretiyorum veya bunları pekiştirmenizi sağlıyorum. Sadece Almanca 1. Seviyede bu süre, bu dilin yapısı gereği biraz daha uzun sürüyor.

Bunun dışındaki sürede doğrudan (benim tabirimle) GERÇEK HAYATA atılıyoruz. Gerçek hayattan kastım şu:


Okullarda veya dil kurslarında yapılan en büyük hata, eğitiminneredeyse tamamını öğrenilen dile hazırlık yapmakla geçirmek oluyor. Yaniaylar, hatta yıllar boyu gramer kuralları vs. öğretiliyor ama bu kurallarıöğrenmemizin asıl sebebi olan gerçek metinlere, gerçek kayıtlara, gerçekkonuşmaya bir türlü geçilmiyor. Kısacası, havuz kenarında sürekli yüzmeye dairteorik bilgiler veriliyor ama bir türlü havuza girip yüzülmüyor. Böyle birsüreç sonunda yıllar boyu yüzme öğrenilemeyince de, ben neden öğrenemedim, diyeyakınılmaya başlanıyor. Oysa sebebi çok basit: 

Yüzme ancak havuzda yüzerek öğrenilir. Dünyanın en iyi yüzme hocalarından yıllar boyuyüzme dersleri alsanız da, eğer havuza inip yüzmezseniz, havuz içinde idmanyapmazsanız, yani gerçek hayata inmezseniz asla iyi yüzer hale gelemezsiniz.

Bunu bildiğim için, öğrencilerimi olabilecek en kısasürede gerçek hayata indiriyor, bir an önce gerçek metinleri çözümleyip çevirmelerinisağlıyorum. Bir dilde çok kısa sürede ciddi bir temel oluşturmanın veya ortaseviyeden ileri seviyeye sıçramanın en iyi yolu bu çünkü.

Peki, konuşma becerisi bunun neresinde?

Programımız boyunca size hemen her ders konuşma işine dair hayati, muhtemelen başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz tüyolar vereceğim. Fakat doğrudan konuşma pratiğine sadece bir hafta ayırıyorum. Neden mi? 

Çünkü rahatlıkla ücret vermeden yapabileceğiniz bir şey olan konuşma pratiği için, bana para vererek katıldığınız dersleri harcamak istemiyorum. Bunun yerine derslerimde size, kendi başınıza veya başka dil öğrenme sistemlerinde öğrenemeyeceğiniz veya öğrenmeniziçin çok uzun süreler alacak hayati önemdeki bilgi ve teknikleri kısa sürede öğretiyorum. 

Ama konuşma pratiği yapmadan da konuşmak mümkün değil. Bunun için de sizi her dersimizde diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapmaya teşvik ediyorum. Birçok öğrencim derslerimize paralel olarak diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapıyor.

Konuşma konusundaki bu tavrımın futbol dersleri örneği ile daha da iyi anlaşılacağını düşünüyorum: Bir dil öğretmeninin grup derslerini konuşma pratiği ile geçirmesi bana; bir futbol hocasının, öğrencilerinin yaptığı maçlar için para alması gibi geliyor. Öğrenciler maçı zaten kendi başlarına oynuyorlar. Maç süresi neden eğitime dahil olsun, bunlar için öğrencilerden neden para alınsın ki? 

Hoca elbette maçlara yönelik veya maçlardan sonrabelli yorumlar yapmalıdır. İşte, ben de bunu, hemen her ders konuşmaya dairtüyolar vererek, sizleri diğer öğrencilerimle konuşma pratiği yapmaya teşvikederek ve programımızın bir haftasını salt konuşma işine ayırıp, size bubecerinin inceliklerini öğreterek yapıyorum. Ama derslerimi, yani bana verdiğiniz parayı konuşma pratiğiyle harcamıyorum. İşin açığı bu, bir öğretmen olarak beni en az yoracak şey. Ama yapmıyorum. Çünkü bunu her şeyden önce etik bulmuyorum.

Aynısı, işitme ve yazma becerileri için de geçerli. Bu beceriler de ancak, sizlerin günlükpratiğinizle gelişen beceriler. Derslerimizde bu pratiği en iyi ve en etkilibiçimde nasıl yapabileceğinizi öğretsem de derslerimizi bu işlerleharcamıyorum.

Derslerimizde İngilizce ve Almancaya, gittikçe zorlaşan metinler yardımıyla, olabilecek en kısa sürede en büyük hâkimiyeti sağlamaya çalışıyoruz. Ve sayısız kişiye dil öğretmiş birisi olarak gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki, sağlıyoruz. 

Okuma becerisi dil öğrenmenin laboratuvarıdır. İnsan yabancı dilinde büyük sıçramaları ancak okuma işinde ustalaştıkça gerçekleştirebiliyor. Peki, (daha önce defalarca yazdığım gibi) bizde okuma işine bakış nasıl?

Uzun yılları kapsayan dil koçluğu ve öğretmenliği tecrübem bana, hemen herkesin düşündüğünden kötü ve yanlış okuduğunu gösterdi. Başka bir deyişle, insanlar yabancı dilde okumuyor. Okuduğunu sanıyor. Yabancı dil öğrencilerinin neredeyse tamamı, okudukları metni tamamen yanlış anlamalarına rağmen durumu fark edemiyor, tek tek anlamlarını bildikleri kelimeleri bir araya getirerek bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Bu yüzden ya, örneğin herkes konuşamadığından yakınırken  hemen hiç kimsenin okumasından yakındığını göremezsiniz. Oysa durum tam tersi: Çoğunluk düşündüğünden daha iyi konuşuyor, daha kötü okuyor. Hocam, benim okumamda hiç sorun yok. Yıllardır işyerinde İngilizce çalışıyoruz, diyen öğrencilerimin dahien basit metinleri bile okuyamadığını veya bundan da tehlikelisi, doğruokuduklarını sanırken aslında tamamen yanlış okuduklarını gördükçe bu düşüncemiyice perçinlendi. Peki, okumada neden gelişilmiyor?

Çünkü nasıl okunması gerektiği bilinmiyor. 

Okuma işinin çok kritik teknikleri var. Bunlar bilinmeden okumada gelişmekmümkün değil. İşte, derslerimizde olabilecek en kısa sürede gerçek hayata inipgerçek metinlere eğiliyor, adım adım bunları analiz edip çeviriyoruz. Buna okuma tekniği, çeviri tekniği, kelime ve cümle ezberleme teknikleri hakkındaverdiğim bilgiler de eklenince yabancı dilimizde kısa sürede büyük bir sıçrama gerçekleştiriyoruz.

Öğrencilerim bunun yanında kendilerine sunduğumfırsatlar ve öğrettiğim biçimlerde konuşma, yazma ve işitme alanlarında dapratik yaptıkları için 10 hafta gibi son derece kısa bir sürede bile komple olarak çok ciddi bir gelişme sağlıyorlar. 

Bu sonuç  şu açıdan da içimi rahatlatıyor: Çünkü bu şekilde öğrencilerime ben olmadan YAPAMAYACAKLARI şeyleri öğretmiş oluyorum.

Örneğin konuşma pratiğini herkesle yapabilirsiniz.Hatta kendinizden düşük seviyede insanlarla konuşmak çoğunlukla daha etkili oluyor (bunun sebeplerini derslerimizde açıklayacağım). Bunun için birilerine para vermenize gerek yok. 

Aynı şekilde, işitme çalışması da (buna dair önemli tüyoları, olmazsa olmaz bilgileri sizlerle paylaşacak olsam da) tamamen kendi başınıza yapmanız gereken bir iş. 

Ama mesele okuma işinde ve bu vesileyle dil bilgisinde, okuma ve çeviri tekniğinde, kelime ve cümle öğrenme işlerinde vs. gelişmek oldu mu, işler değişiyor. Bunları benden veya bu konuda uzman birinden bağımsız bir şekilde yapabilmeniz mümkün değil. En azından programımız sonlanana kadar :)


2) Gruplarımız kaç kişiden oluşuyor?

Her grubumuz elbette farklı sayılarda. Fakat burada şunu belirtmekte fayda var:

Grup sayısı derse katılım sayısı, yani derste hazır bulunacak veya derse katılacak öğrenci sayısı demek değil. Öğrencilerimin çok büyük kısmı sadece kayıtlarla ilerliyor. Bu yüzden de, derse doğrudan katılım sayısı (her zaman yoğun geçen ilk bir iki hafta hariç) şimdiye kadar 5 öğrenciyi hiç geçmedi. 3-5 öğrenci ortalama sayımız. Hatta çoğu dersleri 1-2 öğrencimle yapıyoruz. 

Ayrıca, grup kaç kişiden oluşursa oluşsun siz derste diğer öğrencilerimi ne görüyor ne de duyuyorsunuz. Bu yüzden, online grup derslerini bir sınıfa toplanarak yapılan geleneksel dersler gibi algılamayın. Siz derste sadece o sırada konuşan kişiyi; yani çoğunlukla beni veya soru soran öğrencimi görüyor ve duyuyorsunuz. Diğer herkesin mikrofonu (ve isterse kamerası) kapalı oluyor.Yani aslında derslerimi siz bireysel ders veya kimi zaman da butik grup dersi olarak algılıyor, derslerden bu şekilde verim alıyorsunuz.


Bu noktada ayrıca, şunu hatırlatmak istiyorum:

ŞİMDİYE KADAR DERSLERDE HİÇBİR ÖĞRENCİMİN SORUSU CEVAPSIZ KALMADI. 

Derslerimde her öğrencim sorusuna cevap alıyor. Bu, benim çok hassas olduğum bir nokta. Diyelim ki, çok soru birikti ve cevaplamam ders işleyişinden götürecek. O zaman ücretsiz bir ek ders koyuyorum. Soruları o derste cevaplıyoruz. 

Ama başta da söylediğim gibi, ilk bir iki hafta hariç, derse doğrudan katılımın 4-5 kişiyi aştığını hiç görmedim. Keşke aşsa :)

Şimdilik bu kadar. Derslerimizde görüşmek üzere :)

(BU DÖNEM, AŞAĞIDA YER ALAN KURS KAYIT FORMU'NU DOLDURMANIZA GEREK YOK.)

Semih Uçar Kimdir? (Okumak için tıklayın.)

İnternette Sadece Çok Küçük Bir Kısmını Paylaştığım, Hakkımdaki Sayısız Öğrenci Yorumundan Bir Kısmına 
Instagram Hesabımın Öne Çıkanlar Sekmesinde Ulaşabilirsiniz. (Instagram Hesabıma Gitmek İçin Tıklayın.)

Neden Hayatımı Dil Öğrenmeye ve Öğretmeye Adadım? (Okumak için tıklayın.)

Semih Uçar İçin Ne Dediler? (Okumakiçin tıklayın.)

Semih Uçar Youtube Kanalı.(Gitmek İçin Tıklayın)





 

 

 

 







 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Sevim Hanım

"İçinde dil öğrenmeye dair en ufak bir isteği olan herkese sizi tavsiye ediyorum. Çünkü bu ufacık isteği nasıl büyütüp büyük bir amaç haline getirdiğinizi bizzat yaşayarak gördüm. Bana dil öğrenme konusunda her zaman benden çok güvendiniz. Bu benim için çok değerliydi. Siz gerçekten iyi bir öğretmensiniz. Umarım başka bir dil yolculuğunda yollarımız tekrar kesişir."

İnsanların Aklına İlk Gelen Kişi Olmak

Geçen hafta GAP gezisine çıkmış öğrencimle konuşurken, "Geziniz nasıl geçti?" dedim. "İyi," dedi. "Mardin'e gittik, Urfa'ya gittik. Sonra Göbekli Tepe'ye gittik." Göbekli Tepe deyince durdu ve sordu: "Göbekli Tepe'yi biliyor musunuz?"