Enes Akgül

"Hep kelime ezberi ve gramer çalıştığım için yine de konuşamıyordum. Nereden baksanız 1000 kelime biliyorumdur ama konuşmaya dökemiyordum."

Enes Akgül herkes gibi ortaokulda, lisede İngilizce görmüştü. Okul sonrasında da kelime ve gramer çalışmıştı. İşiyle ilgili belli zorluktaki yazıları okuyabiliyordu. Ama bir sorunu vardı:

Hemen hiç konuşamıyordu.

Bu sorununu çözmek için bana ulaştı ve birlikte çalışmaya başladık.

İlk konuşmamızda biraz konuşturmak istemiştim. Çok iyi hatırlıyorum, basit cümlelerde dahi takılıyor, Türkçe düşünüp İngilizceye çevirmeye çalışıyor, bu yüzden de hem çok yavaş hem de çok hatalı cümleler kuruyordu.

Toplam SADECE 2.5 saat çalıştık. Sadece 1.5 saat ve 1 saatten oluşan 2 ders yaptık. Ama Enes Bey hem dersleri iyi değerlendirdi hem de kendisine verdiğim son derece basit ve az zaman alan ama çok etkili çalışma programını, yoğun işlerine rağmen uygulamaya çalıştı.

Ve 2.5 saat sonundaki konuşma dersimizde kendisine sorduğum 30-40 kadar Türkçe cümleyi yüzde 90-95 doğrulukla ve neredeyse konuşma hızında Türkçeye çevirdi.

Ki verdiğim Türkçe cümlelerin tamamı, "Eğer 2 sene İngilizce kursuna gittiysen şimdi çok daha iyi İngilizce konuşuyor olmalıydın," yapısında kompleks cümlelerdi. Bu tarz bir cümleyi, çok iyi İngilizce bildiğini düşünen, yıllarca kurslara gitmiş, özel ders almış insanlara sorun, yüzde 99'u yanlış çevirir. Yanlış çevirmekten de kötüsü, doğru çevirdiklerini sanarak yanlış çevirirler. Kendi tecrübemden biliyorum.

Enes Bey ile daha iki ders yaptık ve kendi işleri çok yoğun olmasına rağmen, tam da beklediğim oranda bir sıçrama yaptı.

Ki bunun gibi daha çok çalışmamız olacak. Ve yaklaşık 2-2,5 aylık bir süreç sonunda akıcı konuşma seviyesine ulaşacak.

Geleceği düşününce ondan çok ben seviniyorum.

15 Yıl Boyunca Bir Türlü Isınamadığım İngilizce Nasıl Bir Anda Çok Yakın Arkadaşım Oldu?

Merhaba, ben Semih. Yabancı dillere ne zaman okul ve dil kursu mantığıyla yaklaştıysam hüsrana uğradım. Ne zaman kendi başıma öğrendiysem de dudak uçurtan sonuçlar aldım. Ne zaman birilerinin bana dil öğretmesini beklediysem kötü sonuç aldım. Ne zaman kendim öğrendiysem mucizeler yarattım.

“Yabancı Dilde Konuşurken Kendi Sesimden Nefret Ediyorum!!!”

Yabancı dilde konuşamamamızın önündeki en büyük engellerden biri konuştuğumuz zaman duyduğumuz sesi, yani kendi sesimizi beğenmememiz. Dil öğrenirken kendi sesimizi (en iyi ihtimalle başlarda, çoğu zaman ise hiçbir zaman) beğenmiyoruz. Ana dilimizde konuşurken hiç rahatsız olmadığımız bir şey olan ses tonumuz bile yabancı bir dilde konuşmaya çalışırken bizi rahatsız ediyor.

Herkesin Kolaylıkla Dil Öğrenmesini Sağlayan Yöntem: Leitner Sistemi

Yazar: Gizem Gökçe Ortak sorunumuzu baştan söyleyip kurtulalım: Öğrenmek çok zaman alıyor. Çözüm: Aralıklı çalışmak. Çalışma seanslarınızı aralıklara düzenlemeniz, öğrendiklerinizi daha iyi hatırlamanızı sağlar. Üstelik toplamda daha az zamanınızı alır.

İnsanların, Hakkımızda Ne Düşündüğünün Neden Hiçbir Önemi Olmadığına Dair Üç Kısa Hikâye

1) 2008 yılıydı. Almanya’da, büyük Suriyeli şâir Adel Karasholi’yle yollarımız kesişti. O, kalabalık bir salona, “Also sprach Abdulla (Böyle Buyurdu Abdullah)” kitabından şiirler okudu. Ben de obua çaldım.

Dil Öğrenmek Demek Dil Kası Yapmak Demek

Onca yıl uğraştınız. Okula, kursa gittiniz. Hâlâ neden dil öğrenemediniz, biliyor musunuz? Çünkü DİL KASI yapamadınız.

İnsanda Beni En Çok Şaşırtan Şey: Çözümü Bilirken Uygulamayıp Sorundan Yakınmak

Her gün, yaşadığım bir şeye yeni baştan şaşırsam da, insanın yaptığı anlamsız hareketlere artık bir şekilde anlam verebiliyorum. Her gün en az 5 yeni insanla tanışıp konuşan biri olarak bütün tutarsızlıklara (anlam verememe hakkımı her zaman saklı tutarak) artık bir şekilde anlam verebiliyorum. Ama bir şeye anlam veremiyorum.

Yapabilir Miyim?

Yirmi iki yaşındaydım. Beş yıldan beri Almanya’da konservatuvar okuyordum. Obua okuyordum. Okul çok zordu. Sürekli obua çalışıyorum. Onun yanında dersler, provalar, konserler, ekstralar…

Dil Öğretmeni ve Dil Koçu Semih Uçar İçin Ne Dediler?

Öğrenci Yorumları, Başarı Hikâyeleri

NEDEN 100 GÜN?

Yazdığım yazılar, önerdiğim kitaplar etkili oluyordu. Her gün çok sayıda insandan teşekkür mektupları alıyordum.