Yabancı Dillerde En Etkili Dinleme Çalışması: Bilinçli Dinleme Çalışması

İşitme becerisi dil öğrenmenin dört ayağı (okuma, konuşma, yazma, işitme) içinde en zor ve en geç gelişen beceri. Bu yüzden de, akıcı seviyeye ulaşmak isteyen birinin en çok işitme becerisini geliştirmeye emek harcaması gerekiyor.



Okullarda ve dil kurslarında işitme becerisinin hemen hiç üstünde durulmuyor. Ne büyük hata! Oysa en çok işitme çalışmasına özen gösterilmesi gerekiyor.

Peki, en etkili işitme çalışması nasıl yapılır?

Nasıl yapıldığını aşağıda açıklıyorum. Fakat ona geçmeden önce nasıl yapılmadığını söylemek, hep duyduğum şu iki yanlışı düzeltmek zorundayım:

1) 20 sene boyunca her akşam Türkçe altyazılı İngilizce film izleseniz de bu dilde işitme beceriniz gelişmez.
2) Her gün evin bir yerinde 10 saat Fransızca bir şeyler çalsa da Fransızcada söylenilenleri anlar hale gelemezsiniz.


“Anlamasam da kulak dolgunluğu olsun diye dinliyorum,” sözünü çok işitiyorum.

Dinleyerek bir kulak dolgunluğu oluşabilmesi için bir dilde söylenenlerin zaten en azından bir yüzde 80’ini falan anlayabiliyor olmamız gerekir. Bir dilde söylenenlerin büyük kısmını anlıyoruzdur. Bildiklerimiz beynimize işitsel olarak daha da yerleşsin ve arada birkaç yeni kelime de öğrenelim diye bol bol radyo dinleriz, televizyon veya film izleriz ki bir süre sonra, söylenilen neredeyse her şeyi anlar hale gelelim.

Fakat bir dili yeni öğrenmeye başlayanların veya işitsel çalışmalar yapmaya yeni başlayanların da aynı şeyi söylediklerini görüyorum. Falanca dili öğrenmek için radyoyu açık bırakıyorum, bütün gün çalıyor, diyorlar. Bu mantığa göre, tek kelime dahi bilmediğim Çinceyi, bütün gün bir Çin televizyon kanalını seyrederek öğrenmem gerekirdi. Böyle bir şey mümkün olmadığı gibi, televizyon izlemeyi geçtim, bilinçli bir dinleme çalışması yapmadığım takdirde yıllarca Çin’de yaşasam bile Çince öğrenmem, Çince anlamam mümkün değil. Bu, aynı zamanda, bir dili ancak o ülkede öğrenirsin, diyenlerin ve bunu neye dayanarak söylediklerini bugüne kadar anlayamamış olsam da, sadece kulaktan veya konuşarak bir dili öğrenmeyi umanların ne kadar yanıldığını gösteriyor.

Bunun canlı örneğini Almanya’da yaşayan Türklerde sayısız defa gördüm. Türkiye’den Almanya’ya çalışmaya gelip 20 yıl kalmalarına rağmen Almancayı ayak üstü sohbetin ötesinde konuşamayan, onu da her cümlede on yanlış yaparak konuşan, Almanca söylenenlerin ancak çok küçük kısmını anlayabilen insanlar gördüm, tanıdım. Eğer amacımız bir dili 20 yılda çat pat öğrenmek değil de, 2-3 ayda olabilecek en üst düzeyde öğrenmekse okuma, yazma çalışmalarının yanında bilinçli işitme çalışmaları da yapmamız gerekiyor.

Bir dili anlayabilmek için önce o dile kulaklarımızı açmamız gerek. Çünkü bir dili yoğun ve bilinçli bir şekilde işitmedikçe beynimiz ve dolayısıyla kulaklarımız o dile kapalı oluyor. Ne dediğimi anlamak için özellikle Alfred Tomatis kitaplarını ve dolaylı olarak da Tomatis Metodu’nu incelemenizi tavsiye ediyorum. (Almanya’da öğrenciyken sırf Tomatis Metodu’nu anlayabilmek için Almanya’nın bir ucundan diğer ucuna yol gitmiş, o zamanki şartlarda bütçemi çok aşan paralar verip Tomatis Metodu konusunda eğitim almıştım.)

Kulaklarımızı açtıktan sonra da, her gün yaptığımız okuma, yazma, çeviri çalışmalarına paralel olarak o dilde yine her gün bilinçli işitme çalışmaları yapmamız gerek.

En iyi bilinçli işitme yöntemi ise şu:

Öğrendiğiniz dilde birkaç dakikalık bir ses dosyası bulun. (Artık YouTube gibi sitelerde her dilde kayıtlar rahatlıkla bulunabiliyor.) Sonra o birkaç dakikalık ses dosyasını, anlamadığınız tek kelime kalmayana kadar dinleyin.

Bunu en iyi nasıl yapacağınızı adım adım anlatıyorum:

1) Önce YouTube’ta videonun hemen altındaki ayarlar kısmından kaydın hızını yüzde 25 veya yüzde 50 oranında azaltın. Videoyu veya ses dosyasını bu şekilde arka arkaya iki defa dinleyin. Ama hani temizlik yaparsınız da arkada radyo, televizyon çalışır. Sesleri duyarsınız ama söylenenlere kulak vermezseniz. Öyle yapmayın. Kayda bilinçli olarak kulak verin. Başka bir deyişle, söylenenlere kulak kesilin.

2) Kaydı yavaşlatılmış şekilde 2 defa dinledikten sonra normal temposuna alın ve bu şekilde baştan sona bir kez daha dinleyin.

3) Sonra videonun alt yazısını açın. YouTube’ta kimi dillerde otomatik alt yazı seçeneği oluyor (yoksa bütün dillerde mi var?). Otomatik alt yazıyı açın. Veya alt yazılı videolar bulun. Doğu dilleri dahil olmak üzere neredeyse bütün dillerde alt yazılı videolar mevcut. Kaydı bu sefer de alt yazılı olarak dinleyin. Bir metni yazılı olarak anlamanız işitsel yoldan anlamanızı da kolaylaştıracaktır çünkü. Alt yazılı dinlerken videoyu durdurmanızda hiçbir sakınca yok. Anlayamadığınız yerlerde durdurun, alt yazıda yazan metni çözmeye çalışın. Anlayamadığınız kelimelerin anlamına sözlükte bakın.

4) Kaydın yazılı metnini çözdükten sonra alt yazıyı kapatın, bu şekilde bir kez daha yavaşlatılmış tempoda dinleyin.

5) En sonda da bir kere de normal tempoda dinleyip çalışmanızı sonlandırın.

Bu şekilde kaydı veya videoyu 6 defa dinlemiş oluyorsunuz. Seçtiğiniz video 3 dakikalık bir video ise bu çalışma, arada durdurduğunuzu düşünürsek, en fazla 21-22 dakikanızı alır. Ama inanın, bu, sizin için, hiç anlamadığınız 22 dakikalık bir kaydı bir kere dinlemekten bin kat daha faydalı olacaktır.

Bir dili okuyarak anlamanın yanında işitsel olarak da anlamaya başladığınız zaman çok büyük bir haz duyacak, çok mutlu olacaksınız. Kendinizi bu mutluluktan mahrum etmeyin.

 
Kurs Kayıt Formu
 
 






 

SEMİH UÇAR'IN 100 KİTAPLIK BÜYÜK KİTAP ÖNERİ LİSTESİ

Bu listede sizinle, hayatımı değiştiren 100 (+3) kitabı paylaşıyorum.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler

Merhabalar, Semih Uçar ben. Benim Dil Koçluğumda İtalyanca öğrenen Gizem Gökçe, aynı zamanda, benim her fırsatta yabancı diller üzerine yazmaya teşvik ettiğim bir dilbilimci. Rusça kitap çevirmeni Gizem, İtalyanca yolculuğunda bana ilk günden itibaren hiç kuşkuya düşmeden güvendi.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Youtube Kanalları

Gizem Gökçe, İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler başlıklı yazısında, 100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN kapsamında çıktığı İtalyanca yolculuğunda yararlandığı internet sitelerini kısa ve öz açıklamalarla sıralamıştı.

Niye Dil Öğreniyorum, Biliyor Musunuz?

Niye bu kadar şey yapıyorum, biliyor musunuz? Çünkü hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Ama katlanmam, bunu bir şekilde kabullenmem gerektiğini de biliyorum.

100 Günde Öğrenmeye Dair Öğrendiklerim

Yazar: Gizem Gökçe Ben çevirmenim. Sürekli kendimi geliştirmem, öğrenmem gerekiyor ve bu konuda doyumsuzum. Her gün, hiç bilmediğim bir konu üzerine çalışma yapıyorum.

Dil Öğrenirken Bana Neden İhtiyacınız Var?

Abraham Lincoln’ün çok meşhur sözüdür: “Bana bir ağacı kesip devirmem için 6 saat verin. Bunun ilk 4 saatini baltayı bilemeye harcarım.”

Bütün Hayatım, Ne Kadar Zekisin, Ne Kadar Yeteneklisin, Diyenlerle Savaşmakla Geçti.

Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti. Herkes, yaptığım her şeyin ardındaki esrarı benden daha iyi biliyordu. İlkokulda farklı disiplinlerde birçok yarışmada birinci oldum veya derece yaptım. Herkes, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, dedi.

YDS’ye Hazırlananlara Tavsiyeler

Yazar: Ali Hasar YDS’de yüksek skor alan arkadaşlarımızın bunlara ihtiyacı olmayabilir, ancak ben daha çok dilim döndüğünce YDS’de 70 ya da 80 barajını geçmek isteyenlere yönelik bir harita ortaya koymak istiyorum. Bu sebeple, öncelikle YDS’de bilirkişi olmadığımı bilmenizi, bu yazının yararlı olmasını dilerim. YDS’ye karşı nasıl bir tavırla hareket edebiliriz?

Gramer Kitaplarıyla Neden Dil Öğrenilemediği Üzerine

Yabancı dil öğrenirken gramer kitaplarıyla ilerlemenin neden gereksiz ve neden zararlı olduğunu şu videomda açıklamıştım:

“Ama sonra aklıma bir şey geldi: Ben hiç Salinger okumamıştım ki!”

Bir gün kitapçıda öylesine kitapları karıştırıyordum. Elime, daha önce adını hiç duymadığım bir yazarın kitabı geçti. İlk sayfasını şöyle bir gözden geçirdim. “Aa,” dedim okurken, “üslûbu ne kadar da Salinger’e benziyor.”

“Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.”

Çok sevdiğim bir sözdür: “Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.” Gerçekten de öyle.

Rusça Öğrenirken Yararlanabileceğiniz Youtube Kanalları

Yazar: Gizem Gökçe Easy Languages: Easy Languages pek çok dilde eğitim verilen bir kanal. Rusça videolar genellikle St. Petersburg sokaklarında yapılan röportajları üzerinden ilerliyor.

Dil Öğrenmeyi Yüzde Yüz Başarmanın Sırrı

Hayatta her işte olduğu gibi, dil öğrenme işinin de en önemli sırrı sebat etmek. Bu işin en önemli sırrı dil öğrenmeyi bırakmamak. Ne olursa olsun dil öğrenmekten uzaklaşmamak.

100 GÜN’cülerden Mektup Var!

“Merhabalar Semih, 100 gün programıyla ilgili detayları okudum. Linkteki diğer yazılarını da zaten daha önce okumuştum. Öncelikle neden İtalyanca öğrenmek istediğimi açıklamak istiyorum:

“Ameliyattan sonra tek kelime Almanca konuşamıyordum.”

“Merhaba Semih, hikâyem birazcık karışık ama kısaca anlatmaya çalışacağım. 98 yılından beri Münih’te yaşıyorum. Bu süre içerisinde Almanca seviyem iş hayatında ve günlük hayatta kurtarır seviyede idi.

"Semih, Yardım Et!"

Bir süredir dil koçluğunu yaptığım bir Hanımla yazışmalarımızı paylaşıyorum. Bu yazışmalar çok önemli. Çünkü:

Kendimize Dair En Yanlış Teşhis: "Bir Türlü Odaklanamıyorum!"

Odaklanıp odaklanamama meselesine hep mikro düzeyde bakıldığını görüyorum. "Şunu şunu yapmak istiyorum ama bir türlü kafamı veremiyorum, bir türlü odaklanamıyorum," diyorlar.

Konuşmak da İstiyor muyum?

Dil öğrenmek istiyorsanız kendinize önce şu soruyu sormanız gerek:

Dil Öğrenmek İsteyenin En Büyük Düşmanı Kalemle Kâğıttır

Artık dil öğrenirken yanıma kalem kâğıt almıyorum. Yanıma kalem kâğıt almıyorum, çünkü önemli gördüğüm bir bilgiyi bir yere yazarak kendimi kandırdığımı fark ettim.

Benimle Dil Öğrenenler Neden Diğerlerinden Öne Geçtiler?

benimle birlikte dil öğrenmiş sayısız kişinin, başka şekillerde dil öğrenmeye çalışan insanlara göre ne gibi avantajları oldu? Neden öne geçtiler?