Çok Zor Bir Dili 14 Gün Öğrenip 40 Dakika Konuşmak

ÇOK MUTLUYUM! Sürekli dil öğreniyorum. Birçok dili çok kısa sürede çok üst seviyede öğrenmeyi başardığım için de hiçbir dilden korkum yok.


Fakat itiraf ediyorum, Lehçeden oldum olası korkuyordum. Macarca ile birlikte Avrupa'nın en zor dilleri arasında gösterilen bu dil öteden beri beni korkutuyordu.


Yine de 14 gün önce, 9. dilim Lehçe olsun, dedim ve Lehçe çalışmaya başladım. Ondan önce birkaç gün de doğru okuma için çalıştım. (Lehçeyi anlamayı geçtim, yazanı okumak bile bir mesele çünkü.)


Çalıştım, deyince çok bir şey sanmayın. Günde 4 ila 5 farklı dil öğrendiğimden ve uzun saatler diğer işlerim için çalıştığımdan Lehçeye günde en fazla 1 saat ayırabildim. Hele son günlerde 20-30 dakikadan sonra bırakmak zorunda kaldım.


Ama bugün beni çok sevindiren bir şey oldu:


Bugün Polonyalı arkadaşımla tam 40 dakika boyunca sadece Lehçe konuştuk. Elbette normal temposundan daha yavaş ve vurgulayarak konuştu ve belli konu alanlarında konuştuk ama konuştuk. 40 dakika boyunca Lehçeden hiç çıkmadık.


Daha önce bu tecrübeyi Almanca ile yaşamış, böyle bir süreç sonunda, Almanca öğrenmeye başladıktan sadece 1 sene sonra Almanya'da mahkeme ve polis tercümanı olarak çalışmaya başlamıştım.


Şimdi hissediyorum ki Lehçede de Almancaya benzer bir şey olacak. Hatta belki de daha da şaşırtıcı bir sonuç alacağım.


Çünkü şu an, Almanca öğrenmeye başladığım 2006 senesine göre çok daha iyi dil öğreniyorum. 15 dakika dil öğrenerek bile çok etkili sonuçlar alabiliyorum. Bu da beni, Lehçede niye Almancadan dahi daha iyi sonuç almayayım, diye sormaya itiyor.


Bu tecrübem beni yine dünyanın en mutlu insanı yaptı. Fakat sevincimin size de yansımasını istiyorum:


Lütfen, benim örneğimi takip edin ve yıllarınızı boş yere okullarda, kurslarda ve bu zihniyetteki özel derslerde harcamayın. Diller, kısa sürede büyük sıçramalar yapmayı gerektiriyor. O sıçramayı yapamazsanız ömür boyu aynı yerde dönüp dolaşıyorsunuz.


Benim Lehçe gibi son derece zor bir dilde 14 gün sonunda konuştuğumu insanlar İngilizce gibi son derece kolay bir dilde yıllar boyu ders aldıktan sonra bile konuşamıyor. Maalesef. Ama durum bu.


Durum böyle ise seçim size kalıyor:


Ya bana ve birçok öğrencime böyle inanılmaz sonuçlar aldıran gerçek dil öğrenme zihniyetiyle dil öğrenecek ve bizim gibi çok kısa sürelerde çok ciddi sıçramalar yapacaksınız ya da geleneksel dil eğitim sisteminin kölesi olacak, yıllar boyu istediğiniz dil seviyesine ulaşamayacaksınız.


Kendinizi seçin.


Dil öğrenme hazzını seçin.


Mutluluğu seçin.

semihucar.net

Facebook Sayfalarım: Semih Ucar 
Dil Koçu Semih Uçar
Youtube Kanalım: Semih Ucar
Instagram: @semihucardilkocu
Linkedin: Dil Koçu Semih Uçar


 
Kurs Kayıt Formu
 
 






 

SEMİH UÇAR'IN 100 KİTAPLIK BÜYÜK KİTAP ÖNERİ LİSTESİ

Bu listede sizinle, hayatımı değiştiren 100 (+3) kitabı paylaşıyorum.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler

Merhabalar, Semih Uçar ben. Benim Dil Koçluğumda İtalyanca öğrenen Gizem Gökçe, aynı zamanda, benim her fırsatta yabancı diller üzerine yazmaya teşvik ettiğim bir dilbilimci. Rusça kitap çevirmeni Gizem, İtalyanca yolculuğunda bana ilk günden itibaren hiç kuşkuya düşmeden güvendi.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Youtube Kanalları

Gizem Gökçe, İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler başlıklı yazısında, 100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN kapsamında çıktığı İtalyanca yolculuğunda yararlandığı internet sitelerini kısa ve öz açıklamalarla sıralamıştı.

Niye Dil Öğreniyorum, Biliyor Musunuz?

Niye bu kadar şey yapıyorum, biliyor musunuz? Çünkü hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Ama katlanmam, bunu bir şekilde kabullenmem gerektiğini de biliyorum.

100 Günde Öğrenmeye Dair Öğrendiklerim

Yazar: Gizem Gökçe Ben çevirmenim. Sürekli kendimi geliştirmem, öğrenmem gerekiyor ve bu konuda doyumsuzum. Her gün, hiç bilmediğim bir konu üzerine çalışma yapıyorum.

Dil Öğrenirken Bana Neden İhtiyacınız Var?

Abraham Lincoln’ün çok meşhur sözüdür: “Bana bir ağacı kesip devirmem için 6 saat verin. Bunun ilk 4 saatini baltayı bilemeye harcarım.”

Bütün Hayatım, Ne Kadar Zekisin, Ne Kadar Yeteneklisin, Diyenlerle Savaşmakla Geçti.

Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti. Herkes, yaptığım her şeyin ardındaki esrarı benden daha iyi biliyordu. İlkokulda farklı disiplinlerde birçok yarışmada birinci oldum veya derece yaptım. Herkes, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, dedi.

YDS’ye Hazırlananlara Tavsiyeler

Yazar: Ali Hasar YDS’de yüksek skor alan arkadaşlarımızın bunlara ihtiyacı olmayabilir, ancak ben daha çok dilim döndüğünce YDS’de 70 ya da 80 barajını geçmek isteyenlere yönelik bir harita ortaya koymak istiyorum. Bu sebeple, öncelikle YDS’de bilirkişi olmadığımı bilmenizi, bu yazının yararlı olmasını dilerim. YDS’ye karşı nasıl bir tavırla hareket edebiliriz?

Gramer Kitaplarıyla Neden Dil Öğrenilemediği Üzerine

Yabancı dil öğrenirken gramer kitaplarıyla ilerlemenin neden gereksiz ve neden zararlı olduğunu şu videomda açıklamıştım:

“Ama sonra aklıma bir şey geldi: Ben hiç Salinger okumamıştım ki!”

Bir gün kitapçıda öylesine kitapları karıştırıyordum. Elime, daha önce adını hiç duymadığım bir yazarın kitabı geçti. İlk sayfasını şöyle bir gözden geçirdim. “Aa,” dedim okurken, “üslûbu ne kadar da Salinger’e benziyor.”

“Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.”

Çok sevdiğim bir sözdür: “Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.” Gerçekten de öyle.

Rusça Öğrenirken Yararlanabileceğiniz Youtube Kanalları

Yazar: Gizem Gökçe Easy Languages: Easy Languages pek çok dilde eğitim verilen bir kanal. Rusça videolar genellikle St. Petersburg sokaklarında yapılan röportajları üzerinden ilerliyor.

Dil Öğrenmeyi Yüzde Yüz Başarmanın Sırrı

Hayatta her işte olduğu gibi, dil öğrenme işinin de en önemli sırrı sebat etmek. Bu işin en önemli sırrı dil öğrenmeyi bırakmamak. Ne olursa olsun dil öğrenmekten uzaklaşmamak.

100 GÜN’cülerden Mektup Var!

“Merhabalar Semih, 100 gün programıyla ilgili detayları okudum. Linkteki diğer yazılarını da zaten daha önce okumuştum. Öncelikle neden İtalyanca öğrenmek istediğimi açıklamak istiyorum:

“Ameliyattan sonra tek kelime Almanca konuşamıyordum.”

“Merhaba Semih, hikâyem birazcık karışık ama kısaca anlatmaya çalışacağım. 98 yılından beri Münih’te yaşıyorum. Bu süre içerisinde Almanca seviyem iş hayatında ve günlük hayatta kurtarır seviyede idi.

"Semih, Yardım Et!"

Bir süredir dil koçluğunu yaptığım bir Hanımla yazışmalarımızı paylaşıyorum. Bu yazışmalar çok önemli. Çünkü:

Kendimize Dair En Yanlış Teşhis: "Bir Türlü Odaklanamıyorum!"

Odaklanıp odaklanamama meselesine hep mikro düzeyde bakıldığını görüyorum. "Şunu şunu yapmak istiyorum ama bir türlü kafamı veremiyorum, bir türlü odaklanamıyorum," diyorlar.

Konuşmak da İstiyor muyum?

Dil öğrenmek istiyorsanız kendinize önce şu soruyu sormanız gerek:

Dil Öğrenmek İsteyenin En Büyük Düşmanı Kalemle Kâğıttır

Artık dil öğrenirken yanıma kalem kâğıt almıyorum. Yanıma kalem kâğıt almıyorum, çünkü önemli gördüğüm bir bilgiyi bir yere yazarak kendimi kandırdığımı fark ettim.

Benimle Dil Öğrenenler Neden Diğerlerinden Öne Geçtiler?

benimle birlikte dil öğrenmiş sayısız kişinin, başka şekillerde dil öğrenmeye çalışan insanlara göre ne gibi avantajları oldu? Neden öne geçtiler?