Nasıl Özgüven Kazanırım?

Birine ne zaman güveniriz, ne zaman güvenmeyiz? 1) Bize bir söz verir ve sözünü tutar. Güveniriz. 2) Bize bir söz verir ama sözünü tutmaz. Güvenmeyiz.


Mesele bu kadar basit.

Kendimize güvenebilmemiz, yani özgüven sahibi olabilmemiz için de aynı süreci yaşamamız gerekiyor:

1) Önce kendimize bir söz, sözler vereceğiz.

2) Sonra bu sözü, sözleri tutacağız. Bu sayede de kendimize güveneceğiz. Başka bir deyişle, özgüven sahibi bir insan olacağız.

Özgüven ile ilgili meselenize bir de bu gözle bakın derim.

Eğer kendinizi özgüvensiz buluyorsanız, geçmişte kendinize bilerek veya bilmeden belli sözler vermiş ve bu sözleri tutmamışsınızdır.

O kadar önemli ki tekrarlıyorum:

Eğer kendinizi özgüvensiz buluyorsanız, geçmişte kendinize bilerek veya bilmeden belli sözler vermiş ve bu sözleri tutmamışsınızdır.

Bu söz, "Artık cips yemeyeceğim," gibi dışarıdan küçük ve önemsiz görünen bir şey de olabilir, "Artık şu insanla görüşmeyeceğim," gibi bir şey de, "Şu dili mutlaka öğreneceğim," gibi bir şey de.

Şimdi neden bu kadar iş yaptığımı anladınız mı?

Neden sürekli, yaptığım işlerde nasıl sebat edebilirim, sorusuna cevap aradığımı, hatta bu konuda bir kitap yazdığımı anladınız mı?

Aslında başladığım her işte;

başladığım her kitap projesinde,

öğrenmeye başladığım her dilde,

sözleşme yaptığım her konser öncesinde,

sözleşme yaptığım her çeviri kitaba başlarken,

Şükür Günlüğü tutmaya başlayınca vs. vs. kendime bir söz veriyorum ve bu sözü ne pahasına olursa olsun tutmaya çalışıyorum. Ve tutuyorum.

Çünkü kendime verdiğim sözü tutmazsam kendime güvenimin sarsılacağını, özgüvensiz biri olacağımı biliyorum.

Konuştuğum hemen herkes mutlaka, ne kadar özgüvenli biri olduğumu söylüyor. Nasıl olmayayım?

Size onlarca söz vermiş olsaydım ve hepsini tutsaydım, bana güvenmez miydiniz? Güvenirdiniz.

Ben de kendime onlarca söz verdim ve hepsini, ama hepsini tuttum. Bu yüzden de kendime güveniyorum.

Dil öğrenmek kendimize güvenebilmemiz, özgüven sahibi bir insan olabilmemiz için çok iyi bir fırsat sunuyor insana.

Gelin, hemen bir dil öğrenmeye başlayın. Yani kendinize bir söz verin. Sonra da kendinize verdiğiniz sözü tutup kendinize güvenmeye başlayın.

Lafla, terapiyle vs. özgüven sahibi olunmaz.

Özgüven eylem işidir, aksiyon işidir.

Sarsılmaz özgüvene sahip biri olabilmek için sürekli yola çıkmak ve bütün yolculuklarda pes etmeden sona ulaşmak gerekir.


- Semih Uçar -


Facebook: 
https://www.facebook.com/semih.ucar

Instagram: @semihucardilkocu

Linkedin: Dil Koçu Semih uçar

semihucar.net

SEMİH UÇAR'IN 100 KİTAPLIK BÜYÜK KİTAP ÖNERİ LİSTESİ

Bu listede sizinle, hayatımı değiştiren 100 (+3) kitabı paylaşıyorum.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler

Merhabalar, Semih Uçar ben. Benim Dil Koçluğumda İtalyanca öğrenen Gizem Gökçe, aynı zamanda, benim her fırsatta yabancı diller üzerine yazmaya teşvik ettiğim bir dilbilimci. Rusça kitap çevirmeni Gizem, İtalyanca yolculuğunda bana ilk günden itibaren hiç kuşkuya düşmeden güvendi.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Youtube Kanalları

Gizem Gökçe, İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler başlıklı yazısında, 100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN kapsamında çıktığı İtalyanca yolculuğunda yararlandığı internet sitelerini kısa ve öz açıklamalarla sıralamıştı.

Niye Dil Öğreniyorum, Biliyor Musunuz?

Niye bu kadar şey yapıyorum, biliyor musunuz? Çünkü hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Ama katlanmam, bunu bir şekilde kabullenmem gerektiğini de biliyorum.

100 Günde Öğrenmeye Dair Öğrendiklerim

Yazar: Gizem Gökçe Ben çevirmenim. Sürekli kendimi geliştirmem, öğrenmem gerekiyor ve bu konuda doyumsuzum. Her gün, hiç bilmediğim bir konu üzerine çalışma yapıyorum.

Dil Öğrenirken Bana Neden İhtiyacınız Var?

Abraham Lincoln’ün çok meşhur sözüdür: “Bana bir ağacı kesip devirmem için 6 saat verin. Bunun ilk 4 saatini baltayı bilemeye harcarım.”

Bütün Hayatım, Ne Kadar Zekisin, Ne Kadar Yeteneklisin, Diyenlerle Savaşmakla Geçti.

Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti. Herkes, yaptığım her şeyin ardındaki esrarı benden daha iyi biliyordu. İlkokulda farklı disiplinlerde birçok yarışmada birinci oldum veya derece yaptım. Herkes, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, dedi.

YDS’ye Hazırlananlara Tavsiyeler

Yazar: Ali Hasar YDS’de yüksek skor alan arkadaşlarımızın bunlara ihtiyacı olmayabilir, ancak ben daha çok dilim döndüğünce YDS’de 70 ya da 80 barajını geçmek isteyenlere yönelik bir harita ortaya koymak istiyorum. Bu sebeple, öncelikle YDS’de bilirkişi olmadığımı bilmenizi, bu yazının yararlı olmasını dilerim. YDS’ye karşı nasıl bir tavırla hareket edebiliriz?

Gramer Kitaplarıyla Neden Dil Öğrenilemediği Üzerine

Yabancı dil öğrenirken gramer kitaplarıyla ilerlemenin neden gereksiz ve neden zararlı olduğunu şu videomda açıklamıştım:

“Ama sonra aklıma bir şey geldi: Ben hiç Salinger okumamıştım ki!”

Bir gün kitapçıda öylesine kitapları karıştırıyordum. Elime, daha önce adını hiç duymadığım bir yazarın kitabı geçti. İlk sayfasını şöyle bir gözden geçirdim. “Aa,” dedim okurken, “üslûbu ne kadar da Salinger’e benziyor.”

“Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.”

Çok sevdiğim bir sözdür: “Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.” Gerçekten de öyle.

Rusça Öğrenirken Yararlanabileceğiniz Youtube Kanalları

Yazar: Gizem Gökçe Easy Languages: Easy Languages pek çok dilde eğitim verilen bir kanal. Rusça videolar genellikle St. Petersburg sokaklarında yapılan röportajları üzerinden ilerliyor.

Dil Öğrenmeyi Yüzde Yüz Başarmanın Sırrı

Hayatta her işte olduğu gibi, dil öğrenme işinin de en önemli sırrı sebat etmek. Bu işin en önemli sırrı dil öğrenmeyi bırakmamak. Ne olursa olsun dil öğrenmekten uzaklaşmamak.

100 GÜN’cülerden Mektup Var!

“Merhabalar Semih, 100 gün programıyla ilgili detayları okudum. Linkteki diğer yazılarını da zaten daha önce okumuştum. Öncelikle neden İtalyanca öğrenmek istediğimi açıklamak istiyorum:

“Ameliyattan sonra tek kelime Almanca konuşamıyordum.”

“Merhaba Semih, hikâyem birazcık karışık ama kısaca anlatmaya çalışacağım. 98 yılından beri Münih’te yaşıyorum. Bu süre içerisinde Almanca seviyem iş hayatında ve günlük hayatta kurtarır seviyede idi.

"Semih, Yardım Et!"

Bir süredir dil koçluğunu yaptığım bir Hanımla yazışmalarımızı paylaşıyorum. Bu yazışmalar çok önemli. Çünkü:

Kendimize Dair En Yanlış Teşhis: "Bir Türlü Odaklanamıyorum!"

Odaklanıp odaklanamama meselesine hep mikro düzeyde bakıldığını görüyorum. "Şunu şunu yapmak istiyorum ama bir türlü kafamı veremiyorum, bir türlü odaklanamıyorum," diyorlar.

Konuşmak da İstiyor muyum?

Dil öğrenmek istiyorsanız kendinize önce şu soruyu sormanız gerek:

Dil Öğrenmek İsteyenin En Büyük Düşmanı Kalemle Kâğıttır

Artık dil öğrenirken yanıma kalem kâğıt almıyorum. Yanıma kalem kâğıt almıyorum, çünkü önemli gördüğüm bir bilgiyi bir yere yazarak kendimi kandırdığımı fark ettim.

Benimle Dil Öğrenenler Neden Diğerlerinden Öne Geçtiler?

benimle birlikte dil öğrenmiş sayısız kişinin, başka şekillerde dil öğrenmeye çalışan insanlara göre ne gibi avantajları oldu? Neden öne geçtiler?