Herkesin Kolaylıkla Dil Öğrenmesini Sağlayan Yöntem: Leitner Sistemi

Ortak sorunumuzu baştan söyleyip kurtulalım: Öğrenmek çok zaman alıyor. Çözüm: Aralıklı çalışmak. Çalışma seanslarınızı aralıklara düzenlemeniz, öğrendiklerinizi daha iyi hatırlamanızı sağlar. Üstelik toplamda daha az zamanınızı alır.


Son derece etkili olan bu tekniğin adı aralıklı tekrar (spaced repetition).

Peki bu teknik neden bu kadar güçlü?

Analiz ve sentez gibi yüksek zihinsel fonksiyonlarla yapılan çalışmanın kalıcı olabilmesi için zaman gerekiyor. Çalışmalar yeterli zaman aralıkları bırakılarak düzenlenmediğinde, yeni bilgi eski bilgileri “eziyor”.

1800’lü yılların sonunda psikolog Herman Ebbinghaus, uydurduğu anlamsız hecelerden oluşan listeleri ezberlerken tuttuğu kayıtlardan (her listeyi kaç defa çalıştığı, çalışma seansları arasındaki zaman ve listenin ne kadarını hatırladığı) hareketle, bilgilerin zaman içinde zayıflama oranını çıkardı ve bunu da unutma eğrisi grafiğiyle gösterdi.

Peki tüm bilgiler zaman içinde zayıflıyorsa, senelerdir üzerinde düşünmediğimiz alakasız şeyleri (günlük bir konuşma, eski bir telefon numarası) nasıl oluyor da unutmuyoruz?

Bilginin hatırlanması için öğrenilmiş ve bellekte yerini almış olması gerekir. Yani, bilgiye ulaştığımızda beyin bunun belli bir önem taşıdığını kabul ederse, bellekte kalır. Ve en önemlisi, depolama işlevinin bir sınırı yoktur. Zamanla daha az bilgi depolayabilir hale gelmez. Hatırlama ise, bilgiye erişme işlemidir. Ve hepimizin bildiği ve şikayetçi olduğu üzere, zaman içinde zayıflar.

Sonuç olarak unutma, bir erişim problemidir. Bilgi bellektedir, ancak dağınık bir odada olduğu gibi, aradığımızı bulamayız. Düzenli olarak derleyip toplamamız gerekir. Temizliği tamamlayıp her şeyi yerli yerine koyduğumuzda artık işimiz biter ve yeni bir temizlik için en azından bir süre odanın dağılmasını beklememiz gerekir.

İşte bu erişim probleminin, yani unutmanın, bizim yararımıza çalıştığı nokta tam da burası.Öğrenme, düzenli unutmayla mümkün. Materyalimiz üzerinde ikinci bir çalışma yapmadan önce bir kısmını unutmuş olmalıyız ki ikinci seansımızda daha kalıcı bir öğrenme sağlayalım.

Bunu Herman Ebbinghaus da biliyordu ve araştırması sırasında şunu fark etti: 12 anlamsız heceden oluşan bir listeyi, birinci gün 68, ikinci gün 7 defa tekrar ederek öğrenebiliyordu.

Ama öğrenme işini üç güne yayarsa, sadece 38 defa tekrar etmesi yetiyordu. Yani toplamda daha az çalışarak aynı verimliliğe ulaşıyordu.

Leitner sistemini birkaç farklı şekilde uygulayabilirsiniz: İster hali hazırda kullanmakta olduğunuz kelime kartlarını kaç gruba ayırmak istediğinize karar verin. Sonra ister grup sayısı kadar kutu hazırlayın, ister bir ayakkabı kutusuna karton bölmeler ekleyin, isterseniz sadece zarflara koyun veya lastikle kartlarınızı ayırın. Ben 5 grubun ideal olduğunu düşünüyorum.

Sistem şöyle işliyor: Başta tüm kartlarınız 1. grupta olacak. Üzerinde yazan kelimenin anlamını hatırladığınız kartı bir sonraki gruba alacaksınız, hatırlayamazsanız 1. grupta kalacak. Bir sonraki çalışmanızda 2. gruptaki kartları, üzerinde yazan kelimeyi hatırlarsanız 3. gruba alacaksınız, hatırlayamazsanız kartınız hangi grupta olursa olsun 1. gruba dönecek.

5 gruptan oluşan bir sistemde, tekrarlarınızı şu sıklıkta yapabilirsiniz:

Grup Numarası Zaman Aralığı

Grup 1 Her gün

Grup 2 İki günde bir

Grup 3 Haftada bir

Grup 4 İki haftada bir

Grup 5 Öğrendiğiniz kelimeler

Bir takvim tutup hangi kart grubunu ne zaman çalışmanız gerektiğini işaretlerseniz, işiniz çok daha kolay olacaktır.

Son olarak, aralıklı tekrar sistemiyle çalışan uygulamaları da deneyebilirsiniz:

Anki: https://apps.ankiweb.net/

SuperMemo: https://www.supermemo.com/en/apps

TinyCards: https://tinycards.duolingo.com/

Flashcards Deluxe: http://flashcardsdeluxe.com/flashcards/

Memrise: https://www.memrise.com/

Mnemosyne: https://mnemosyne-proj.org/

NimbleNotes: https://nimblenotes.com/

Eidetic: http://www.eideticapp.com/

Quizlet: https://quizlet.com/tr

Yazar: Gizem Gökçe

SEMİH UÇAR'IN 100 KİTAPLIK BÜYÜK KİTAP ÖNERİ LİSTESİ

Bu listede sizinle, hayatımı değiştiren 100 (+3) kitabı paylaşıyorum.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler

Merhabalar, Semih Uçar ben. Benim Dil Koçluğumda İtalyanca öğrenen Gizem Gökçe, aynı zamanda, benim her fırsatta yabancı diller üzerine yazmaya teşvik ettiğim bir dilbilimci. Rusça kitap çevirmeni Gizem, İtalyanca yolculuğunda bana ilk günden itibaren hiç kuşkuya düşmeden güvendi.

İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Youtube Kanalları

Gizem Gökçe, İtalyanca Öğrenirken Yararlandığım Siteler başlıklı yazısında, 100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN kapsamında çıktığı İtalyanca yolculuğunda yararlandığı internet sitelerini kısa ve öz açıklamalarla sıralamıştı.

Niye Dil Öğreniyorum, Biliyor Musunuz?

Niye bu kadar şey yapıyorum, biliyor musunuz? Çünkü hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Hayatın geçiciliğine katlanamıyorum. Ama katlanmam, bunu bir şekilde kabullenmem gerektiğini de biliyorum.

100 Günde Öğrenmeye Dair Öğrendiklerim

Yazar: Gizem Gökçe Ben çevirmenim. Sürekli kendimi geliştirmem, öğrenmem gerekiyor ve bu konuda doyumsuzum. Her gün, hiç bilmediğim bir konu üzerine çalışma yapıyorum.

Dil Öğrenirken Bana Neden İhtiyacınız Var?

Abraham Lincoln’ün çok meşhur sözüdür: “Bana bir ağacı kesip devirmem için 6 saat verin. Bunun ilk 4 saatini baltayı bilemeye harcarım.”

Bütün Hayatım, Ne Kadar Zekisin, Ne Kadar Yeteneklisin, Diyenlerle Savaşmakla Geçti.

Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti. Herkes, yaptığım her şeyin ardındaki esrarı benden daha iyi biliyordu. İlkokulda farklı disiplinlerde birçok yarışmada birinci oldum veya derece yaptım. Herkes, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, dedi.

YDS’ye Hazırlananlara Tavsiyeler

Yazar: Ali Hasar YDS’de yüksek skor alan arkadaşlarımızın bunlara ihtiyacı olmayabilir, ancak ben daha çok dilim döndüğünce YDS’de 70 ya da 80 barajını geçmek isteyenlere yönelik bir harita ortaya koymak istiyorum. Bu sebeple, öncelikle YDS’de bilirkişi olmadığımı bilmenizi, bu yazının yararlı olmasını dilerim. YDS’ye karşı nasıl bir tavırla hareket edebiliriz?

Gramer Kitaplarıyla Neden Dil Öğrenilemediği Üzerine

Yabancı dil öğrenirken gramer kitaplarıyla ilerlemenin neden gereksiz ve neden zararlı olduğunu şu videomda açıklamıştım:

“Ama sonra aklıma bir şey geldi: Ben hiç Salinger okumamıştım ki!”

Bir gün kitapçıda öylesine kitapları karıştırıyordum. Elime, daha önce adını hiç duymadığım bir yazarın kitabı geçti. İlk sayfasını şöyle bir gözden geçirdim. “Aa,” dedim okurken, “üslûbu ne kadar da Salinger’e benziyor.”

“Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.”

Çok sevdiğim bir sözdür: “Bir işi nasıl yapıyorsan diğer her şeyi de öyle yaparsın.” Gerçekten de öyle.

Rusça Öğrenirken Yararlanabileceğiniz Youtube Kanalları

Yazar: Gizem Gökçe Easy Languages: Easy Languages pek çok dilde eğitim verilen bir kanal. Rusça videolar genellikle St. Petersburg sokaklarında yapılan röportajları üzerinden ilerliyor.

Dil Öğrenmeyi Yüzde Yüz Başarmanın Sırrı

Hayatta her işte olduğu gibi, dil öğrenme işinin de en önemli sırrı sebat etmek. Bu işin en önemli sırrı dil öğrenmeyi bırakmamak. Ne olursa olsun dil öğrenmekten uzaklaşmamak.

100 GÜN’cülerden Mektup Var!

“Merhabalar Semih, 100 gün programıyla ilgili detayları okudum. Linkteki diğer yazılarını da zaten daha önce okumuştum. Öncelikle neden İtalyanca öğrenmek istediğimi açıklamak istiyorum:

“Ameliyattan sonra tek kelime Almanca konuşamıyordum.”

“Merhaba Semih, hikâyem birazcık karışık ama kısaca anlatmaya çalışacağım. 98 yılından beri Münih’te yaşıyorum. Bu süre içerisinde Almanca seviyem iş hayatında ve günlük hayatta kurtarır seviyede idi.

"Semih, Yardım Et!"

Bir süredir dil koçluğunu yaptığım bir Hanımla yazışmalarımızı paylaşıyorum. Bu yazışmalar çok önemli. Çünkü:

Kendimize Dair En Yanlış Teşhis: "Bir Türlü Odaklanamıyorum!"

Odaklanıp odaklanamama meselesine hep mikro düzeyde bakıldığını görüyorum. "Şunu şunu yapmak istiyorum ama bir türlü kafamı veremiyorum, bir türlü odaklanamıyorum," diyorlar.

Konuşmak da İstiyor muyum?

Dil öğrenmek istiyorsanız kendinize önce şu soruyu sormanız gerek:

Dil Öğrenmek İsteyenin En Büyük Düşmanı Kalemle Kâğıttır

Artık dil öğrenirken yanıma kalem kâğıt almıyorum. Yanıma kalem kâğıt almıyorum, çünkü önemli gördüğüm bir bilgiyi bir yere yazarak kendimi kandırdığımı fark ettim.

Benimle Dil Öğrenenler Neden Diğerlerinden Öne Geçtiler?

benimle birlikte dil öğrenmiş sayısız kişinin, başka şekillerde dil öğrenmeye çalışan insanlara göre ne gibi avantajları oldu? Neden öne geçtiler?