İnsan Kendisi Hakkında Neden Kötü Şeyler Söyler?

Son aylarda aklımı en çok kurcalayan sorulardan biri, bir insan kendisi hakkında neden kötü şeyler söyler, sorusu oldu.



O kadar çok kişiden kendilerini kötüleyen ("Yapamam, edemem, zeki değilim, ezberim kötü, disiplinsizim," vs. vs.) sözler işittim ve işitiyorum ki şu tuhaflığa anlam vermeye çalışıyorum: 

Bir insan kendine neden, başkalarından duymaya katlanamayacağı şeyler söyler? 

Bu sorunun birden fazla cevabı var. Fakat bana göre en somut ve gerçeğe en yakın cevap şu:

İster alçakgönüllük kılıfı altında olsun, ister alışkanlıktan, kendimizle ilgili söylediğimiz her KÖTÜ şey bizi eylemsizliğe itiyor.

Örneğin, kendimize veya başkalarına, ben dil öğrenemem, dememizi kaçınılmaz olarak dil öğrenmememiz, yani eylemsizlik izliyor.

Buna karşın, kendimize dair söylediğimiz her İYİ şey ise bizi eyleme itiyor.

Örneğin, ben iyi yazarım, dememizi kaçınılmaz olarak yazmamız takip ediyor.

Bu yüzden artık, kendimizle ilgili söylediğimiz kötü sözlerin temelinde çoğunlukla işten, eylemden, hareketten kaçış isteği görüyorum.

Dil bilmek istiyoruz. Ama dil öğrenmekle falan uğraşmak istemiyoruz. Tembellik daha çok hoşumuza gidiyor. Bu yüzden de, kendimize dair daha baştan o kadar kötü şey söylüyoruz ki eyleme geçip dil öğrenmeye başlamamız imkânsız hale geliyor.

Tembelliğimize bu şekilde güya makul bir kılıf uydurmuş oluyoruz.

Nietzsche'nin deyişiyle "tevazu gösterişleriyle" ve kendi hakkımızda söylediğimiz kötü sözlerle aslında tek yaptığımız tembelliğimizi örtmek için çırpınmak iken, kendileri hakkında hep iyi şeyler söyleyen ve bunun sonucunda da hep harekete geçen, hep bir şeyler yapan insanlara saldırmadan önce durup bu söylediklerimi bir düşünmenizi isterim.